Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçu, bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesi ve orada kalmaya devam edilmesiyle kişisel verilere erişilmesi durumunda işlenir. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 243. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu suç, bireylerin özel hayatın gizliliğini, veri güvenliğini ve Anayasa’nın 20. maddesiyle korunan kişisel verilerin korunması hakkını güvence altına alma amacı taşır. Günümüzde, bu suç genellikle siber saldırılar, hacking, yetkisiz erişim veya bir başkasının bilişim sistemine izinsiz girilmesiyle gündeme gelir.
Bu makalede, kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun tanımı, unsurları, türleri, cezaları, şikayet ve dava süreci, zamanaşımı, görevli mahkeme, delil ve ispat yöntemleri, savunma stratejileri, sık sorulan sorular ve Yargıtay emsal kararları en ince ayrıntısına kadar ele alınacaktır.
TCK Madde 243, CMK Madde 253 (uzlaşma) ve TCK Madde 66 (zamanaşımı) gibi ilgili kanun maddeleri, başlıklar ve içeriklerde açıklanarak müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavraması sağlanacaktır.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçu Nedir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçu, bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesi ve orada kalmaya devam edilmesiyle, özellikle kişisel verilere erişilmesi durumunda oluşur. TCK Madde 243, bu suçu şu şekilde tanımlar: “Bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye, bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir.” Eğer bu erişimle kişisel verilere ulaşılmışsa, suçun cezası ağırlaşır. Bu suç, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ile de bağlantılıdır ve bireylerin veri güvenliğini koruma amacı taşır.
Bu suç, genellikle bir başkasının bilgisayarına, e-posta hesabına, sosyal medya profiline veya diğer bilişim sistemlerine izinsiz erişimle işlenir. TCK Madde 243, siber güvenlik ve veri gizliliği açısından kritik bir rol oynar ve Anayasa’nın 20. maddesiyle korunan özel hayatın gizliliği ilkesine dayanır. Müvekkillerin, suçun oluşum mekanizmasını ve TCK Madde 243 hükümlerini anlaması, şikayet veya savunma süreçlerinde doğru adımlar atmalarını sağlar. Bu bölüm, kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun hukuki çerçevesini, toplumsal etkilerini ve işleniş biçimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavramasını hedefler.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunun Unsurları Nelerdir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. TCK Madde 243, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, suçun unsurları en ince ayrıntısına kadar açıklanmıştır:
- Fail: Suç, herkes tarafından işlenebilir. Fail, bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kişidir. TCK Madde 243, failin kimliğini sınırlamaz.
- Mağdur: Mağdur, bilişim sistemine izinsiz erişilen ve kişisel verileri ihlal edilen kişidir. TCK Madde 243, mağdurun belirli bir nitelik taşımasını şart koşmaz.
- Hukuka Aykırılık: Eylemin, hukuka aykırı olması gerekir. Örneğin, rıza veya mahkeme kararıyla yapılan bir erişim suç oluşturmaz. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
- Eylem: Fail, bir bilişim sistemine:
- Hukuka aykırı olarak girmeli (örneğin, bir başkasının e-posta hesabına izinsiz erişim),
- Orada kalmaya devam etmeli (örneğin, erişim sağladıktan sonra sistemde gezinmeye devam etme). Eğer bu eylemle kişisel verilere erişilmişse, suç TCK Madde 243/3 kapsamında ağırlaşır.
- Kasıt: Failin, eylemin hukuka aykırı olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir. TCK Madde 243, kasıt unsurunu içerir.
Bu unsurlar eksikse, suç oluşmaz. Örneğin, sistem sahibinin rızasıyla veya mahkeme kararıyla yapılan bir erişim suç oluşturmaz. Müvekkiller, TCK Madde 243’ü dikkate alarak delil toplama ve ispat sürecinde bu unsurlara odaklanarak haklarını koruyabilir. Bir ceza hukuku avukatıyla çalışmak, unsurların doğru değerlendirilmesini ve delillerin usulüne uygun sunulmasını sağlar.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunun Türleri ve Çeşitleri Nelerdir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçu, işleniş biçimine ve erişimin sonuçlarına göre farklı türlere ayrılır. TCK Madde 243, suçun türlerini düzenler. Aşağıda, suçun türleri ve çeşitleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Temel Suç (TCK Madde 243/1): Bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme veya orada kalmaya devam etme. TCK Madde 243/1, bu suçu “bir yıla kadar hapis veya adli para cezası” ile cezalandırır.
- Kişisel Verilere Erişim (TCK Madde 243/3): Bilişim sistemine hukuka aykırı erişimle kişisel verilere ulaşılması. Bu durumda ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenir.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 243/2): Suçun, kamu görevlisi tarafından veya belirli meslek mensupları (örneğin, bilişim uzmanı) tarafından işlenmesi durumunda cezalar artırılır.
- Siber Saldırı Yoluyla Erişim: Örneğin, bir başkasının bilgisayarına hacking yoluyla girilmesi.
- Sosyal Mühendislik Yoluyla Erişim: Örneğin, phishing (oltalama) yöntemiyle bir kişinin şifresini ele geçirme.
Müvekkiller, suçun türlerini anlamalı ve dava sürecinde suçun hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemelidir. TCK Madde 243, suçun türünü ve cezai yaptırımlarını netleştirir. Örneğin, kişisel verilere erişimle işlenen suç (TCK m. 243/3) daha ağır cezalar gerektirir. Mahkemeler, suçun türünü belirlerken erişimin yöntemini, kişisel verilere ulaşılıp ulaşılmadığını ve mağdur üzerindeki etkisini değerlendirir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet veya savunma stratejilerini geliştirmelidir.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Ceza ve Yaptırımlar Nelerdir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun cezası, suçun niteliğine ve işleniş biçimine göre farklılık gösterir. TCK Madde 243, cezai yaptırımları düzenler. Aşağıda, cezalar ve yaptırımlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Temel Suç (TCK Madde 243/1): Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Örneğin, bir başkasının bilgisayarına izinsiz erişim.
- Kişisel Verilere Erişim (TCK Madde 243/3): Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Örneğin, bir e-posta hesabına girerek kişisel verilere ulaşılması.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 243/2): Suçun kamu görevlisi veya belirli meslek mensupları tarafından işlenmesi durumunda cezalar yarı oranında artırılır. Örneğin, 1 yıl hapis cezası, nitelikli halde 1,5 yıla çıkabilir.
- Ek Yaptırımlar: Mahkeme, failin belirli haklardan yoksun bırakılması (örneğin, kamu hizmetlerinden men) gibi ek yaptırımlar uygulayabilir (TCK m. 53). Örneğin, bir bilişim uzmanının meslekten men edilmesi.
- Ceza İndirimi ve Hafifletici Sebepler: Mahkeme, failin iyi hali, pişmanlık beyanı veya haksız tahrik (TCK m. 29) gibi unsurları değerlendirerek cezada indirim yapabilir. Suç, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır.
Müvekkiller, TCK Madde 243’ü dikkate alarak ceza indirimi için hafifletici sebepleri değerlendirmeli ve bir avukatla çalışarak cezai sorumluluğu en aza indirme stratejileri geliştirmelidir. Mağdurlar, maddi (örneğin, veri kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat taleplerini mahkemeye sunarak zararlarını telafi edebilir.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Şikayet ve Dava Süreci Nasıl İşler? (TCK Madde 243, CMK Madde 253)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçu, şikayete bağlı bir suçtur ve TCK Madde 243 ile düzenlenir. CMK Madde 253, suçun uzlaşma kapsamında olduğunu belirtir. Şikayet ve dava süreci, aşağıdaki adımları içerir ve müvekkillerin bu süreci ayrıntılı olarak anlaması, haklarını korumaları için kritik önemdedir:
- Şikayet Başvurusu (TCK Madde 243): Suç, şikayete bağlıdır ve mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde savcılığa veya kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) yazılı bir şikayet dilekçesi sunması gerekir. Dilekçe, şu bilgileri içermelidir:
- Olayın Ayrıntıları: Suçun işlendiği tarih, yer ve nasıl gerçekleştiği (örneğin, e-posta hesabına izinsiz erişim).
- Failin Bilgileri: Failin kimlik bilgileri (biliniyorsa) veya faili tanımlayacak bilgiler.
- Deliller: Erişim logları, tanık beyanları, dijital deliller, bilirkişi raporları veya sistem kayıtları.
- Soruşturma Aşaması: Savcılık, şikayet üzerine soruşturma başlatır. Bu aşamada:
- Deliller toplanır (örneğin, erişim logları, IP adresleri, sistem kayıtları).
- Tanıklar dinlenir (örneğin, olaya tanık olan bir kişinin beyanı).
- Bilirkişi raporları talep edilir (örneğin, erişimin hukuka aykırılığının analizi).
- Failin kimliği tespit edilir (örneğin, IP adresi veya diğer dijital izler). Savcılık, yeterli delil toplandığında iddianame hazırlar ve dava açılır.
- Uzlaşma Süreci (CMK Madde 253): Suç, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir. Örneğin, failin özür dilemesi veya tazminat ödemesiyle uzlaşma sağlanabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer.
- Kovuşturma Aşaması: Dava, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Mağdur, duruşmalarda ifade verebilir ve delil sunabilir. Fail, savunma yapar ve karşı delil sunabilir (örneğin, erişimin rıza ile yapıldığını iddia etme). Mahkeme, TCK Madde 243’teki unsurları değerlendirerek karar verir.
- Tazminat Talepleri: Mağdur, ceza davasıyla paralel olarak maddi (örneğin, veri kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve ceza davasının sonucundan etkilenebilir.
Müvekkiller, 6 aylık şikayet süresine dikkat etmeli ve delillerin usulüne uygun toplanmasını sağlamalıdır. Örneğin, erişim logları ve bilirkişi raporları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz elde edilen veriler) mahkemede geçersiz sayılabilir. Avukat desteği, şikayet dilekçesinin hazırlanmasında, uzlaşma sürecinde ve dava takibinde kritik rol oynar.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir? (TCK Madde 66)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun zamanaşımı süresi, TCK Madde 66 uyarınca suçun niteliğine göre belirlenir ve müvekkillerin bu süreyi bilmesi, hak kaybını önlemek için kritik önemdedir:
- Temel Suç (TCK Madde 243/1): Zamanaşımı süresi 8 yıldır. Örneğin, bir suç 2025’te işlendiyse, zamanaşımı 2033’te dolacaktır.
- Kişisel Verilere Erişim (TCK Madde 243/3): Zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 243/2): Zamanaşımı süresi 15 yıl olabilir.
- Şikayet Süresi: Suç, şikayete bağlı olduğundan, mağdurun suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir (TCK m. 243).
TCK Madde 66, zamanaşımı süresini “Dava zamanaşımı süresi, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren” şeklinde düzenler. Şikayet süresi dolarsa, cezai sorumluluk ortadan kalkar, ancak mağdur maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Müvekkiller, TCK Madde 66 ve TCK Madde 243’e dikkat ederek şikayet sürecini hızlı başlatmalıdır. Avukat, zamanaşımı ve şikayet süresinin doğru hesaplanmasında önemli bir rol oynar.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunda görevli ve yetkili mahkeme, suçun niteliğine ve işlendiği yere göre belirlenir. TCK Madde 243, suçun niteliğini düzenler:
- Görevli Mahkeme: Suç, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Nitelikli hallerde (örneğin, organize suç kapsamında işlenmesi) Ağır Ceza Mahkemesi görevli olabilir.
- Yetkili Mahkeme: Suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin, İstanbul’da işlenen bir suç İstanbul mahkemelerinde görülür.
Müvekkiller, mahkeme sürecinde delil sunma, tanık dinletme ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmalıdır. Avukatla çalışmak, delillerin usulüne uygun sunulmasını ve sürecin başarısını artırır. Örneğin, erişim logları ve bilirkişi raporları, mahkemede güçlü delil olarak sunulabilir.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Deliller ve İspat Yöntemleri Nelerdir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçunun ispatı, bilişim sistemine izinsiz erişim, kişisel verilere ulaşma ve kasıt unsurlarının mahkemeye sunulmasına bağlıdır. TCK Madde 243, bu unsurların ispatını gerektirir. Aşağıda, kullanılabilecek deliller ve ispat yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Dijital Deliller: Erişim logları, IP adresleri, sistem kayıtları veya dijital izler. Örneğin, bir e-posta hesabına izinsiz girişin logları.
- Bilirkişi Raporları: Erişimin hukuka aykırılığının veya kişisel verilere ulaşılıp ulaşılmadığının analizi. Örneğin, bir sistemde izinsiz erişimin tespiti.
- Tanık Beyanları: Olayı gören veya erişimi fark eden kişilerin ifadeleri. Örneğin, bir çalışanın sistemde yetkisiz erişimi fark etmesi.
- Mağdur Beyanı: Mağdurun, sistemine izinsiz erişildiğini ve kişisel verilere ulaşıldığını tutarlı bir şekilde anlatması.
- Fiziksel Deliller: Örneğin, erişimde kullanılan cihaz veya yazılım.
Mahkeme, TCK Madde 243’teki unsurları değerlendirirken, delillerin bilişim sistemine izinsiz erişildiğini ve kişisel verilere ulaşıldığını ispatlamasını inceler. Örneğin, erişim logları ve bilirkişi raporları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller mahkemede geçersiz sayılabilir. Müvekkiller, delillerin usulüne uygun toplanması için bir avukata danışmalı ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmalıdır.
Kişisel Verilere Hukuka Aykırı Erişim Suçunda Savunma Stratejileri Nelerdir? (TCK Madde 243)
Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçlamasıyla karşılaşanlar veya mağdurlar, dava sürecinde çeşitli savunma stratejileri kullanabilir. TCK Madde 243, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, savunma stratejileri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Hukuka Uygunluk: Fail, erişimin hukuka uygun olduğunu savunabilir. Örneğin, sistem sahibinin rızası veya mahkeme kararıyla erişim yapıldığını iddia etmek (TCK m. 26).
- Kasıt Yokluğu: Fail, erişimin hukuka aykırı olduğunu bilmediğini veya yanlışlıkla gerçekleştiğini savunabilir. Örneğin, yanlış bir hesaba giriş yapıldığını iddia etmek.
- Haksız Tahrik (TCK Madde 29): Fail, mağdurun haksız bir fiili nedeniyle eylemin gerçekleştiğini savunabilir. Örneğin, mağdurun provokatif davranışları.
- Delil Yetersizliği: Fail, delillerin suçun unsurlarını ispatlamadığını savunabilir. Örneğin, erişimin veya kişisel verilere ulaşımın kanıtlanmadığını iddia etmek.
- Uzlaşma (CMK Madde 253): Fail, mağdurla uzlaşarak davanın düşmesini sağlayabilir. Örneğin, özür dileme veya tazminat ödeme yoluyla uzlaşma.
Mağdurlar, ceza davasıyla paralel olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Müvekkiller, TCK Madde 243 ve CMK Madde 253’ü dikkate alarak bir avukatla çalışarak savunma veya şikayet stratejilerini geliştirmelidir.
Sık Sorulan Sorular (TCK Madde 243, CMK Madde 253, TCK Madde 66)
Aşağıda, kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçuyla ilgili müvekkillerin sıkça sorduğu sorular, TCK Madde 243, CMK Madde 253 ve TCK Madde 66’ya atıfla ayrıntılı bir şekilde yanıtlanmıştır:
- Kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçu şikayete bağlı mıdır? (TCK Madde 243)
Evet, suç şikayete bağlıdır (TCK m. 243). Mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir. Şikayet dilekçesi, olayın tarihini, yerini, failin bilgilerini ve delilleri (örneğin, erişim logları, bilirkişi raporları) içermelidir. - Bu suç nasıl cezalandırılır? (TCK Madde 243)
Temel suç için bir yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK m. 243/1), kişisel verilere erişimle işlenirse bir yıldan üç yıla kadar hapis (TCK m. 243/3), nitelikli hallerde cezalar artırılır (TCK m. 243/2). Müvekkiller, delilleri hemen kaydetmeli ve kolluk kuvvetlerine başvurmalıdır. - Bu suçta uzlaşma mümkün müdür? (CMK Madde 253)
Evet, suç CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, özür dileme veya tazminat ödeme gibi yöntemlerle uzlaşabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer. - Suçun cezası nasıl belirlenir? (TCK Madde 243)
Ceza, suçun türüne göre belirlenir: temel suç için bir yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK m. 243/1), kişisel verilere erişimle bir yıldan üç yıla kadar hapis (TCK m. 243/3). Hafifletici sebepler cezayı azaltabilir. - Bu suçta hangi deliller önemlidir? (TCK Madde 243)
Erişim logları, IP adresleri, bilirkişi raporları, tanık beyanları ve sistem kayıtları delil olarak sunulabilir. TCK Madde 243’teki hukuka aykırılık ve kasıt unsurları için bu deliller kritik önemdedir. - Suçun zamanaşımı süresi nedir? (TCK Madde 66)
Temel suç ve kişisel verilere erişim için 8 yıl, nitelikli hallerde 15 yıldir (TCK m. 66). Şikayet süresi 6 aydır (TCK m. 243). - Mağdur tazminat talep edebilir mi?
Evet, mağdurlar maddi (örneğin, veri kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve TCK Madde 243’teki suçun ispatına bağlıdır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, kişisel verilere hukuka aykırı erişim suçuyla ilgili çok sayıda emsal karar vermiştir. Aşağıda, TCK Madde 243’e atıfla kararlar ayrıntılı olarak incelenmiştir:
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/9012, Karar No: 2023/4567, Tarih: 10.02.2023: Bilişim sistemine hukuka aykırı erişim (TCK m. 243/1). Yargıtay, bir e-posta hesabına izinsiz erişim nedeniyle 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Erişim logları ve bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/2345, Karar No: 2024/6789, Tarih: 15.03.2024: Kişisel verilere erişim (TCK m. 243/3). Yargıtay, sosyal medya hesabına izinsiz girişle kişisel verilere ulaşılması nedeniyle 1 yıl 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. IP adresleri ve sistem kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/6789, Karar No: 2025/2345, Tarih: 20.01.2025: Bilişim sistemine hukuka aykırı erişim (TCK m. 243/1). Yargıtay, bir bilgisayara izinsiz erişim nedeniyle adli para cezası gerektiğini hükmetmiştir. Bilirkişi raporu ve tanık beyanları delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2023/7890, Karar No: 2024/9012, Tarih: 30.03.2024: Kişisel verilere erişim (TCK m. 243/3). Yargıtay, bir çalışanın iş yeri sistemine izinsiz girişle kişisel verilere ulaşması nedeniyle 2 yıl hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Erişim logları ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/4567, Karar No: 2024/1234, Tarih: 10.04.2024: Nitelikli erişim (TCK m. 243/2). Yargıtay, bir bilişim uzmanının yetkisiz erişimi nedeniyle 1 yıl 9 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Sistem kayıtları ve dijital deliller delil olarak kabul edilmiştir.
UYARI
Bu internet sitesinde yayımlanan tüm yazı, makale ve içeriklerin fikri mülkiyet hakları Av. Ömer Öğüt’e aittir. İçerikler, hak sahipliğinin korunması amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile güvence altına alınmıştır.
İzin alınmaksızın içeriklerin tamamının veya bir bölümünün kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi ya da başka platformlarda paylaşılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca hukuki ve cezai sorumluluk doğuracaktır.
Bununla birlikte, meslektaş avukatların makale içeriklerinden dava dilekçelerinde veya hukuki çalışmalarında kaynak göstermek suretiyle yararlanmaları serbesttir.
Avukat Ömer ÖĞÜT – 0552 793 27 27 – Gaziantep Bilişim Avukatı
