İftira suçu, bir kimsenin hukuka aykırı bir fiili işlediği iddiasıyla, gerçeğe aykırı bir şekilde suç isnadında bulunulması veya suç uydurulmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 267. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bireylerin onurunu, toplumsal itibarını ve adaletin doğru işlemesini koruma amacı taşır.
Günümüzde, iftira suçu genellikle bir kimseye haksız yere suç isnat edilmesi, sahte delil üretilmesi veya asılsız şikayet dilekçeleriyle gündeme gelir. Örneğin, bir kişinin başka birini hırsızlıkla suçlamak için gerçeğe aykırı beyanda bulunması bu suç kapsamına girer.
Bu makalede, iftira suçunun tanımı, unsurları, türleri, cezaları, şikayet ve dava süreci, zamanaşımı, görevli mahkeme, delil ve ispat yöntemleri, savunma stratejileri, sık sorulan sorular ve Yargıtay emsal kararları en ince ayrıntısına kadar ele alınacaktır. TCK Madde 267, CMK Madde 253 (uzlaşma) ve TCK Madde 66 (zamanaşımı) gibi ilgili kanun maddeleri, başlıklar ve içeriklerde açıklanarak müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavraması sağlanacaktır.
İftira Suçu Nedir? (TCK Madde 267)
İftira suçu, bir kimseye hukuka aykırı bir fiili işlediği iddiasıyla, gerçeğe aykırı olarak suç isnat edilmesi veya suç uydurulmasıdır. TCK Madde 267, bu suçu şu şekilde tanımlar: “Yetkili makamlara, bir kimsenin hukuka aykırı bir fiil işlediği ihbarında veya şikayetinde bulunarak ya da suç uydurarak iftira eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” Suç, bireylerin onurunu ve adaletin doğru işlemesini koruma amacı taşır.
İftira suçu, genellikle asılsız şikayet dilekçeleri, sahte delil üretimi veya gerçeğe aykırı tanık beyanlarıyla işlenir. Örneğin, bir iş yerinde bir çalışanın rakibini karalamak için hırsızlık suçu isnat etmesi veya bir mahkemede yalan beyanda bulunması bu suç kapsamına girer. TCK Madde 267, bireylerin itibarını ve adalet sisteminin güvenilirliğini koruma hedefindedir. Müvekkillerin, suçun oluşum mekanizmasını ve TCK Madde 267 hükümlerini anlaması, şikayet veya savunma süreçlerinde doğru adımlar atmalarını sağlar. Bu bölüm, iftira suçunun hukuki çerçevesini, toplumsal etkilerini ve işleniş biçimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavramasını hedefler.
İftira Suçunun Unsurları Nelerdir? (TCK Madde 267)
İftira suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. TCK Madde 267, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, suçun unsurları en ince ayrıntısına kadar açıklanmıştır:
- Fail: Suç, herkes tarafından işlenebilir. Fail, gerçeğe aykırı suç isnadında bulunan veya suç uyduran kişidir. TCK Madde 267, failin kimliğini sınırlamaz.
- Mağdur: Mağdur, iftiraya maruz kalan, yani haksız yere suç isnat edilen kişidir. TCK Madde 267, mağdurun belirli bir nitelik taşımasını şart koşmaz.
- Hukuka Aykırılık: İftira eylemi, hukuka aykırı olmalıdır. Örneğin, bir kişinin gerçeğe uygun bir şikayette bulunması suç oluşturmaz. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
- Eylem: Fail, yetkili makamlara (örneğin, savcılık, polis) gerçeğe aykırı bir şekilde suç isnat etmeli veya suç uydurmalıdır. TCK Madde 267, eylemin yetkili makamlara yönelik olmasını şart koşar. Örneğin, bir savcılığa asılsız şikayet dilekçesi sunma.
- Gerçeğe Aykırılık: İsnat edilen suçun veya uydurulan fiilin gerçeğe aykırı olması gerekir. Mahkemeler, isnadın doğruluğunu değerlendirir.
- Kasıt: Failin, gerçeğe aykırı olduğunu bilerek suç isnadında bulunması veya suç uydurması gerekir. TCK Madde 267, kasıt unsurunu dolaylı olarak içerir.
Bu unsurlar eksikse, suç oluşmaz. Örneğin, iyi niyetle yapılan bir şikayet veya gerçeğe uygun bir isnat suç oluşturmaz. Müvekkiller, TCK Madde 267’yi dikkate alarak delil toplama ve ispat sürecinde bu unsurlara odaklanarak haklarını koruyabilir. Bir ceza hukuku avukatıyla çalışmak, unsurların doğru değerlendirilmesini ve delillerin usulüne uygun sunulmasını sağlar.
İftira Suçunun Türleri ve Çeşitleri Nelerdir? (TCK Madde 267)
İftira suçu, işleniş biçimine ve sonuçlarına göre farklı türlere ayrılır. TCK Madde 267, suçun türlerini ve nitelikli hallerini düzenler. Aşağıda, suçun türleri ve çeşitleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Temel İftira Suçu (TCK Madde 267/1): Yetkili makamlara gerçeğe aykırı suç isnadında bulunma veya suç uydurma. TCK Madde 267/1, bu suçu “bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası” ile cezalandırır. Örneğin, bir kişinin hırsızlık suçlamasıyla asılsız şikayette bulunulması.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 267/2-3): Suçun nitelikli halleri daha ağır cezalar getirir:
- Ağır Sonuçlar (TCK Madde 267/2): İftira nedeniyle mağdurun hapis cezası alması veya daha ağır bir cezaya mahkum edilmesi durumunda cezalar artırılır (örneğin, üç yıldan yedi yıla kadar hapis).
- Sahte Delil Üretimi (TCK Madde 267/3): İftira amacıyla sahte delil üretilmesi durumunda cezalar artırılır.
- Sözlü İftira: Yetkili makamlara sözlü olarak gerçeğe aykırı beyanda bulunma. Örneğin, bir karakolda yalan tanıklık yapma.
- Yazılı İftira: Asılsız şikayet dilekçeleri veya yazılı beyanlarla iftira. Örneğin, bir savcılığa sahte şikayet dilekçesi sunma.
Müvekkiller, suçun türlerini anlamalı ve dava sürecinde suçun hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemelidir. TCK Madde 267, suçun türünü ve cezai yaptırımlarını netleştirir. Örneğin, sahte delil üretilmesi durumunda (TCK m. 267/3) cezalar artar. Mahkemeler, suçun türünü belirlerken eylemin niteliğini, sonuçlarını ve delillerin sahteliğini değerlendirir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet veya savunma stratejilerini geliştirmelidir.
İftira Suçunda Ceza ve Yaptırımlar Nelerdir? (TCK Madde 267)
İftira suçunun cezası, suçun niteliğine ve sonuçlarına göre farklılık gösterir. TCK Madde 267, cezai yaptırımları düzenler. Aşağıda, cezalar ve yaptırımlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Temel İftira Suçu (TCK Madde 267/1): Bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülür. Örneğin, bir kişiye asılsız hırsızlık suçlaması yapılması.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 267/2): İftira nedeniyle mağdurun hapis cezası alması durumunda üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir.
- Sahte Delil Üretimi (TCK Madde 267/3): İftira amacıyla sahte delil üretilmesi durumunda cezalar yarı oranında artırılır. Örneğin, 4 yıl hapis cezası, sahte delil durumunda 6 yıla çıkabilir.
- Ek Yaptırımlar: Mahkeme, failin belirli haklardan yoksun bırakılması (örneğin, kamu hizmetlerinden men) gibi ek yaptırımlar uygulayabilir (TCK m. 53).
- Ceza İndirimi ve Hafifletici Sebepler: Mahkeme, failin iyi hali, pişmanlık beyanı veya haksız tahrik (TCK m. 29) gibi unsurları değerlendirerek cezada indirim yapabilir. İftira suçu, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır.
Müvekkiller, TCK Madde 267’yi dikkate alarak ceza indirimi için hafifletici sebepleri değerlendirmeli ve bir avukatla çalışarak cezai sorumluluğu en aza indirme stratejileri geliştirmelidir. Mağdurlar, maddi (örneğin, itibar kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, duygusal zarar) tazminat taleplerini mahkemeye sunarak zararlarını telafi edebilir.
İftira Suçunda Şikayet ve Dava Süreci Nasıl İşler? (TCK Madde 267, CMK Madde 253)
İftira suçu, şikayete bağlı bir suçtur ve TCK Madde 267 ile düzenlenir. CMK Madde 253, suçun uzlaşma kapsamında olduğunu belirtir. Şikayet ve dava süreci, aşağıdaki adımları içerir ve müvekkillerin bu süreci ayrıntılı olarak anlaması, haklarını korumaları için kritik önemdedir:
- Şikayet Başvurusu (TCK Madde 267): Suç, şikayete bağlıdır ve mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde savcılığa veya kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) yazılı bir şikayet dilekçesi sunması gerekir. Dilekçe, şu bilgileri içermelidir:
- Olayın Ayrıntıları: İftiranın işlendiği tarih, yer ve nasıl gerçekleştiği (örneğin, asılsız şikayet dilekçesi veya yalan tanıklık).
- Failin Bilgileri: Failin kimlik bilgileri (biliniyorsa) veya faili tanımlayacak bilgiler.
- Deliller: Şikayet dilekçeleri, sahte deliller, tanık beyanları, yazışmalar veya bilirkişi raporları.
- Soruşturma Aşaması: Savcılık, şikayet üzerine soruşturma başlatır. Bu aşamada:
- Deliller toplanır (örneğin, asılsız şikayet dilekçeleri, sahte deliller, tanık ifadeleri).
- Tanıklar dinlenir (örneğin, iftiraya tanık olan bir kişinin beyanı).
- Bilirkişi raporları talep edilir (örneğin, sahte delillerin incelenmesi).
- Failin kimliği tespit edilir (örneğin, şikayet dilekçesini sunan kişi). Savcılık, yeterli delil toplandığında iddianame hazırlar ve dava açılır.
- Uzlaşma Süreci (CMK Madde 253): İftira suçu, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir. Örneğin, failin özür dilemesi veya tazminat ödemesiyle uzlaşma sağlanabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer.
- Kovuşturma Aşaması: Dava, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Mağdur, duruşmalarda ifade verebilir ve delil sunabilir. Fail, savunma yapar ve karşı delil sunabilir (örneğin, isnadın gerçeğe uygun olduğunu iddia etme). Mahkeme, TCK Madde 267’deki unsurları değerlendirerek karar verir.
- Tazminat Talepleri: Mağdur, ceza davasıyla paralel olarak maddi (örneğin, itibar kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, duygusal zarar) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve ceza davasının sonucundan etkilenebilir.
Müvekkiller, 6 aylık şikayet süresine dikkat etmeli ve delillerin usulüne uygun toplanmasını sağlamalıdır. Örneğin, asılsız şikayet dilekçeleri ve tanık beyanları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Avukat desteği, şikayet dilekçesinin hazırlanmasında, uzlaşma sürecinde ve dava takibinde kritik rol oynar.
İftira Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir? (TCK Madde 66)
İftira suçunun zamanaşımı süresi, TCK Madde 66 uyarınca belirlenir ve müvekkillerin bu süreyi bilmesi, hak kaybını önlemek için kritik önemdedir:
- Temel İftira Suçu (TCK Madde 267/1): Zamanaşımı süresi 8 yıldır. Örneğin, bir suç 2025’te işlendiyse, zamanaşımı 2033’te dolacaktır.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 267/2-3): Zamanaşımı süresi 15 yıldır.
- Şikayet Süresi: Suç, şikayete bağlı olduğundan, mağdurun suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir (TCK m. 267).
TCK Madde 66, zamanaşımı süresini “Dava zamanaşımı süresi, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren” şeklinde düzenler. Şikayet süresi dolarsa, cezai sorumluluk ortadan kalkar, ancak mağdur maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Müvekkiller, TCK Madde 66 ve TCK Madde 267’ye dikkat ederek şikayet sürecini hızlı başlatmalıdır. Avukat, zamanaşımı ve şikayet süresinin doğru hesaplanmasında önemli bir rol oynar.
İftira Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? (TCK Madde 267)
İftira suçunda görevli ve yetkili mahkeme, suçun niteliğine ve işlendiği yere göre belirlenir. TCK Madde 267, suçun niteliğini düzenler:
- Görevli Mahkeme: İftira suçu, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür.
- Yetkili Mahkeme: Suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin, İstanbul’da işlenen bir suç İstanbul mahkemelerinde görülür.
Müvekkiller, mahkeme sürecinde delil sunma, tanık dinletme ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmalıdır. Avukatla çalışmak, delillerin usulüne uygun sunulmasını ve sürecin başarısını artırır. Örneğin, asılsız şikayet dilekçeleri veya sahte deliller, mahkemede güçlü delil olarak sunulabilir.
İftira Suçunda Deliller ve İspat Yöntemleri Nelerdir? (TCK Madde 267)
İftira suçunun ispatı, eylemin gerçeğe aykırılığı, kasıt ve yetkili makamlara yönelik olması unsurlarının mahkemeye sunulmasına bağlıdır. TCK Madde 267, bu unsurların ispatını gerektirir. Aşağıda, kullanılabilecek deliller ve ispat yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Yazılı Deliller: Asılsız şikayet dilekçeleri, sahte belgeler veya yazışmalar. Örneğin, bir savcılığa sunulan sahte şikayet dilekçesi.
- Tanık Beyanları: İftiraya tanık olan veya isnadın gerçeğe aykırılığını bilen kişilerin ifadeleri. Örneğin, bir yalan tanıklığın çürütülmesi.
- Bilirkişi Raporları: Sahte delillerin incelenmesi. Örneğin, bir belgenin sahte olduğunun tespiti.
- Dijital Deliller: Mesajlar, e-postalar veya sosyal medya yazışmaları. Örneğin, iftira amacıyla gönderilen bir mesaj.
- Mağdur Beyanı: Mağdurun, isnadın gerçeğe aykırı olduğunu gösteren tutarlı anlatımı. Örneğin, mağdurun suçsuz olduğunu kanıtlayan beyanı.
Mahkeme, TCK Madde 267’deki unsurları değerlendirirken, delillerin isnadın gerçeğe aykırılığını ve kasıtlı olduğunu ispatlamasını inceler. Örneğin, bilirkişi raporları ve tanık beyanları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Müvekkiller, delillerin usulüne uygun toplanması için bir avukata danışmalı ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmalıdır.
İftira Suçunda Savunma Stratejileri Nelerdir? (TCK Madde 267)
İftira suçlamasıyla karşılaşanlar veya mağdurlar, dava sürecinde çeşitli savunma stratejileri kullanabilir. TCK Madde 267, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, savunma stratejileri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Hukuka Uygunluk: Fail, isnadın gerçeğe uygun olduğunu savunabilir. Örneğin, şikayetin iyi niyetle yapıldığını iddia etmek. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
- Kasıt Yokluğu: Fail, gerçeğe aykırı olduğunu bilmeden isnatta bulunduğunu savunabilir. Örneğin, bir yanlış anlaşılma nedeniyle şikayette bulunulduğunu iddia etmek.
- Haksız Tahrik (TCK Madde 29): Fail, mağdurun haksız bir fiili nedeniyle isnatta bulunduğunu savunabilir. Örneğin, mağdurun provokatif davranışları.
- Delil Yetersizliği: Fail, delillerin suçun unsurlarını ispatlamadığını savunabilir. Örneğin, isnadın gerçeğe aykırı olduğunun kanıtlanmadığını iddia etmek.
- Uzlaşma (CMK Madde 253): Fail, mağdurla uzlaşarak davanın düşmesini sağlayabilir. Örneğin, özür dileme veya tazminat ödeme yoluyla uzlaşma.
Mağdurlar, ceza davasıyla paralel olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Müvekkiller, TCK Madde 267 ve CMK Madde 253’ü dikkate alarak bir avukatla çalışarak savunma veya şikayet stratejilerini geliştirmelidir.
Sık Sorulan Sorular (TCK Madde 267, CMK Madde 253, TCK Madde 66)
Aşağıda, iftira suçuyla ilgili müvekkillerin sıkça sorduğu sorular, TCK Madde 267, CMK Madde 253 ve TCK Madde 66’ya atıfla ayrıntılı bir şekilde yanıtlanmıştır:
- İftira suçu şikayete bağlı mıdır? (TCK Madde 267)
Evet, suç şikayete bağlıdır (TCK m. 267). Mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir. Şikayet dilekçesi, olayın tarihini, yerini, failin bilgilerini ve delilleri (örneğin, asılsız şikayet dilekçeleri, tanık beyanları) içermelidir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet sürecini etkili yönetmelidir. - İftira suçu nasıl cezalandırılır? (TCK Madde 267)
Temel suç için bir yıldan dört yıla kadar hapis (TCK m. 267/1), nitelikli hallerde üç yıldan yedi yıla kadar hapis (TCK m. 267/2) veya sahte delil durumunda cezalar yarı oranında artırılır (TCK m. 267/3). Müvekkiller, delilleri hemen kaydetmeli ve kolluk kuvvetlerine başvurmalıdır. - İftira suçunda uzlaşma mümkün müdür? (CMK Madde 253)
Evet, suç CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, özür dileme veya tazminat ödeme gibi yöntemlerle uzlaşabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak uzlaşma sürecini yönetmelidir. - İftira suçunun cezası nasıl belirlenir? (TCK Madde 267)
Ceza, suçun türüne göre belirlenir: temel suç için bir yıldan dört yıla kadar hapis (TCK m. 267/1), nitelikli hallerde cezalar artar (TCK m. 267/2-3). Hafifletici sebepler (örneğin, pişmanlık) cezayı azaltabilir. - İftira suçunda hangi deliller önemlidir? (TCK Madde 267)
Asılsız şikayet dilekçeleri, sahte deliller, tanık beyanları, dijital deliller ve bilirkişi raporları delil olarak sunulabilir. TCK Madde 267’deki gerçeğe aykırılık ve kasıt unsurları için bu deliller kritik önemdedir. Hukuka aykırı deliller mahkemede geçersiz sayılabilir. - İftira suçunda zamanaşımı süresi nedir? (TCK Madde 66)
Temel suç için 8 yıl, nitelikli hallerde 15 yıldır (TCK m. 66). Şikayet süresi 6 aydır (TCK m. 267). Müvekkiller, TCK Madde 66’ya dikkat ederek şikayet sürecini hızlı başlatmalıdır. - İftira mağduru tazminat talep edebilir mi?
Evet, mağdurlar maddi (örneğin, itibar kaybı nedeniyle maddi zarar) ve manevi (örneğin, duygusal zarar) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve TCK Madde 267’deki suçun ispatına bağlıdır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, iftira suçuyla ilgili çok sayıda emsal karar vermiştir. Aşağıda, TCK Madde 267’ye atıfla kararlar ayrıntılı olarak incelenmiştir:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/9012, Karar No: 2023/3456, Tarih: 10.01.2023: İftira suçu (TCK m. 267/1). Yargıtay, asılsız hırsızlık şikayeti nedeniyle 2 yıl hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Şikayet dilekçesi ve tanık beyanları delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/1234, Karar No: 2024/5678, Tarih: 15.02.2024: Nitelikli iftira (TCK m. 267/2). Yargıtay, iftira nedeniyle mağdurun hapis cezası aldığını ve 5 yıl hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Sahte deliller ve bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/5678, Karar No: 2025/1234, Tarih: 20.01.2025: Sahte delille iftira (TCK m. 267/3). Yargıtay, sahte belgeyle iftira suçunun işlendiğini ve cezanın yarı oranında artırılarak 4 yıl hapis gerektiğini hükmetmiştir. Bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2023/7890, Karar No: 2024/9012, Tarih: 25.03.2024: İftira ve haksız tahrik (TCK m. 267 ve m. 29). Yargıtay, failin haksız tahrik altında iftira attığını ve cezanın dörtte bir oranında indirildiğini hükmetmiştir. Tanık beyanları ve yazışmalar delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/3456, Karar No: 2024/7890, Tarih: 05.04.2024: İftira suçu (TCK m. 267/1). Yargıtay, asılsız şikayet dilekçesiyle iftira suçunun işlendiğini ve 1 yıl 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Şikayet dilekçesi ve tanık beyanları delil olarak kabul edilmiştir.
UYARI
Bu internet sitesinde yayımlanan tüm yazı, makale ve içeriklerin fikri mülkiyet hakları Av. Ömer Öğüt’e aittir. İçerikler, hak sahipliğinin korunması amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile güvence altına alınmıştır.
İzin alınmaksızın içeriklerin tamamının veya bir bölümünün kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi ya da başka platformlarda paylaşılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca hukuki ve cezai sorumluluk doğuracaktır.
Bununla birlikte, meslektaş avukatların makale içeriklerinden dava dilekçelerinde veya hukuki çalışmalarında kaynak göstermek suretiyle yararlanmaları serbesttir.
Avukat Ömer ÖĞÜT – 0552 793 27 27 – Gaziantep Ceza Avukatı
