Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, bir kimsenin konutunda, iş yerinde veya diğer alanlarında kanuna aykırı şekilde arama yapılması veya eşyalarına hukuka aykırı olarak el konulmasıdır. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 116. maddesi (hukuka aykırı arama) ve 120. maddesi (hukuka aykırı el koyma) ile düzenlenmiştir. Bu suç, bireylerin anayasal haklarını, özellikle konut dokunulmazlığını ve mülkiyet hakkını koruma amacı taşır. Günümüzde, bu suç genellikle kamu görevlilerinin yetkilerini kötüye kullanması, usulsüz arama veya el koyma işlemleriyle gündeme gelir.
Örneğin, bir polisin mahkeme kararı olmaksızın bir evde arama yapması bu suç kapsamına girebilir. Bu makalede, hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun tanımı, unsurları, türleri, cezaları, şikayet ve dava süreci, zamanaşımı, görevli mahkeme, delil ve ispat yöntemleri, savunma stratejileri, sık sorulan sorular ve Yargıtay emsal kararları en ince ayrıntısına kadar ele alınacaktır. TCK Madde 116, TCK Madde 120, CMK Madde 253 (uzlaşma) ve TCK Madde 66 (zamanaşımı) gibi ilgili kanun maddeleri, başlıklar ve içeriklerde açıklanarak müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavraması sağlanacaktır.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçu Nedir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, bir kimsenin konutunda, iş yerinde veya diğer alanlarında kanuna aykırı şekilde arama yapılması ya da eşyalarına hukuka aykırı olarak el konulmasıdır. TCK Madde 116, hukuka aykırı aramayı şu şekilde tanımlar: “Kanunda öngörülen usullere uyulmaksızın bir kimsenin konutunda veya diğer yerlerinde arama yapan kamu görevlisi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” TCK Madde 120 ise hukuka aykırı el koymayı düzenler: “Hukuka aykırı olarak bir kimsenin eşyasına el koyan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Bu suç, genellikle kamu görevlileri (örneğin, polis, jandarma) tarafından yetki kötüye kullanılmasıyla işlenir. Örneğin, bir mahkeme kararı olmaksızın bir evde arama yapılması veya bir kişinin eşyalarına usulsüz el konulması bu suç kapsamına girer. TCK Madde 116 ve 120, bireylerin anayasal haklarını, özellikle Anayasa’nın 20. ve 21. maddelerinde düzenlenen özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığı haklarını koruma amacı taşır. Müvekkillerin, suçun oluşum mekanizmasını ve TCK Madde 116 ve 120 hükümlerini anlaması, şikayet veya savunma süreçlerinde doğru adımlar atmalarını sağlar. Bu bölüm, hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun hukuki çerçevesini, toplumsal etkilerini ve işleniş biçimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavramasını hedefler.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunun Unsurları Nelerdir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. TCK Madde 116 ve 120, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, suçun unsurları en ince ayrıntısına kadar açıklanmıştır:
- Fail: Suç, genellikle kamu görevlileri tarafından işlenir. TCK Madde 116 ve 120, failin kamu görevlisi olmasını şart koşar. Örneğin, bir polis memuru veya savcı.
- Mağdur: Mağdur, hukuka aykırı aramaya veya el koymaya maruz kalan kişidir. TCK Madde 116 ve 120, mağdurun belirli bir nitelik taşımasını şart koşmaz.
- Hukuka Aykırılık: Arama veya el koyma işleminin kanuna aykırı olması gerekir. Örneğin, mahkeme kararı olmadan arama yapılması hukuka aykırıdır. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
- Eylem:
- Hukuka Aykırı Arama (TCK Madde 116): Kanunda öngörülen usullere uyulmaksızın bir kimsenin konutunda, iş yerinde veya diğer alanlarında arama yapılması. Örneğin, mahkeme kararı olmadan bir evde arama yapılması.
- Hukuka Aykırı El Koyma (TCK Madde 120): Kanuna aykırı olarak bir kimsenin eşyasına el konulması. Örneğin, bir kişinin telefonuna usulsüz el konulması.
- Kasıt: Failin, işlemin hukuka aykırı olduğunu bilerek hareket etmesi gerekir. TCK Madde 116 ve 120, kasıt unsurunu dolaylı olarak içerir. Mahkemeler, failin niyetini ve işlemin usulüne uygunluğunu değerlendirir.
Bu unsurlar eksikse, suç oluşmaz. Örneğin, mahkeme kararıyla yapılan bir arama veya el koyma hukuka aykırı değildir ve suç oluşturmaz. Müvekkiller, TCK Madde 116 ve 120’yi dikkate alarak delil toplama ve ispat sürecinde bu unsurlara odaklanarak haklarını koruyabilir. Bir ceza hukuku avukatıyla çalışmak, unsurların doğru değerlendirilmesini ve delillerin usulüne uygun sunulmasını sağlar.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunun Türleri ve Çeşitleri Nelerdir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, işleniş biçimine ve ortamına göre farklı türlere ayrılır. TCK Madde 116 ve 120, suçun türlerini düzenler. Aşağıda, suçun türleri ve çeşitleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Hukuka Aykırı Arama (TCK Madde 116):
- Konut Araması: Mahkeme kararı olmaksızın bir kimsenin evinde arama yapılması.
- İş Yeri Araması: İş yerinde usulsüz arama yapılması.
- Diğer Alanlarda Arama: Örneğin, bir kişinin aracında veya özel bir alanında usulsüz arama.
- Hukuka Aykırı El Koyma (TCK Madde 120):
- Eşyaya El Koyma: Bir kişinin eşyasına (örneğin, telefon, bilgisayar) usulsüz el konulması.
- Belgeye El Koyma: Hukuka aykırı şekilde belgelere veya evraklara el konulması.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 116/2 ve 120/2):
- Gece Vakti Arama (TCK Madde 116/2): Gece vakti hukuka aykırı arama yapılması durumunda cezalar yarı oranında artırılır.
- Ağır Sonuçlar: Arama veya el koyma nedeniyle mağdurun ağır zarar görmesi durumunda cezalar artırılabilir.
Müvekkiller, suçun türlerini anlamalı ve dava sürecinde suçun hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemelidir. TCK Madde 116 ve 120, suçun türünü ve cezai yaptırımlarını netleştirir. Örneğin, gece vakti yapılan hukuka aykırı arama (TCK m. 116/2) daha ağır cezalar gerektirir. Mahkemeler, suçun türünü belirlerken eylemin niteliğini, ortamını ve sonuçlarını değerlendirir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet veya savunma stratejilerini geliştirmelidir.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Ceza ve Yaptırımlar Nelerdir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun cezası, suçun niteliğine ve işleniş biçimine göre farklılık gösterir. TCK Madde 116 ve 120, cezai yaptırımları düzenler. Aşağıda, cezalar ve yaptırımlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Hukuka Aykırı Arama (TCK Madde 116/1): Altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülür. Örneğin, mahkeme kararı olmadan bir evde arama yapılması.
- Gece Vakti Hukuka Aykırı Arama (TCK Madde 116/2): Cezalar yarı oranında artırılır. Örneğin, 3 yıl hapis cezası, gece vakti aramada 4,5 yıla çıkabilir.
- Hukuka Aykırı El Koyma (TCK Madde 120/1): Altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür. Örneğin, bir kişinin telefonuna usulsüz el konulması.
- Ek Yaptırımlar: Mahkeme, failin belirli haklardan yoksun bırakılması (örneğin, kamu görevinden men) gibi ek yaptırımlar uygulayabilir (TCK m. 53). Örneğin, bir polisin görevden uzaklaştırılması.
- Ceza İndirimi ve Hafifletici Sebepler: Mahkeme, failin iyi hali veya pişmanlık beyanı gibi unsurları değerlendirerek cezada indirim yapabilir. Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamında değildir.
Müvekkiller, TCK Madde 116 ve 120’yi dikkate alarak ceza indirimi için hafifletici sebepleri değerlendirmeli ve bir avukatla çalışarak cezai sorumluluğu en aza indirme stratejileri geliştirmelidir. Mağdurlar, maddi (örneğin, eşyaya zarar verilmesi) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat taleplerini mahkemeye sunarak zararlarını telafi edebilir.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Şikayet ve Dava Süreci Nasıl İşler? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, şikayete bağlı değildir; savcılık resen soruşturma başlatır. TCK Madde 116 ve 120, suçun şikayete bağlı olmadığını belirtir. CMK Madde 253, suçun uzlaşma kapsamında olmadığını düzenler. Şikayet ve dava süreci, aşağıdaki adımları içerir ve müvekkillerin bu süreci ayrıntılı olarak anlaması, haklarını korumaları için kritik önemdedir:
- Şikayet Başvurusu (TCK Madde 116 ve 120): Suç, şikayete bağlı değildir; kolluk kuvvetleri (polis/jandarma) veya savcılık, olaydan haberdar olduğunda resen soruşturma başlatır. Ancak, mağdur veya tanık varsa, savcılığa veya kolluk kuvvetlerine yazılı bir şikayet dilekçesi sunabilir. Dilekçe, şu bilgileri içermelidir:
- Olayın Ayrıntıları: Suçun işlendiği tarih, yer ve nasıl gerçekleştiği (örneğin, usulsüz ev araması veya eşyaya el koyma).
- Failin Bilgileri: Failin kimlik bilgileri (örneğin, kamu görevlisinin adı veya sicil numarası).
- Deliller: Tanık beyanları, arama tutanakları, güvenlik kamerası görüntüleri veya bilirkişi raporları.
- Soruşturma Aşaması: Savcılık, suçun öğrenilmesiyle resen soruşturma başlatır. Bu aşamada:
- Deliller toplanır (örneğin, arama tutanakları, tanık ifadeleri, güvenlik kamerası görüntüleri).
- Tanıklar dinlenir (örneğin, aramaya tanık olan bir kişinin beyanı).
- Bilirkişi raporları talep edilir (örneğin, arama veya el koyma işleminin hukuka aykırılığının analizi).
- Failin kimliği tespit edilir (örneğin, kamu görevlisinin kimliği). Savcılık, yeterli delil toplandığında iddianame hazırlar ve dava açılır.
- Kovuşturma Aşaması: Dava, suçun niteliğine göre Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Mağdur, duruşmalarda ifade verebilir ve delil sunabilir. Fail, savunma yapar ve karşı delil sunabilir (örneğin, işlemin hukuka uygun olduğunu iddia etme). Mahkeme, TCK Madde 116 ve 120’deki unsurları değerlendirerek karar verir.
- Tazminat Talepleri: Mağdur, ceza davasıyla paralel olarak maddi (örneğin, eşyaya zarar verilmesi) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve ceza davasının sonucundan etkilenebilir.
Müvekkiller, delillerin usulüne uygun toplanmasını sağlamalıdır. Örneğin, arama tutanakları ve güvenlik kamerası görüntüleri güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Avukat desteği, şikayet dilekçesinin hazırlanmasında ve dava takibinde kritik rol oynar.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir? (TCK Madde 66)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun zamanaşımı süresi, TCK Madde 66 uyarınca suçun niteliğine göre belirlenir ve müvekkillerin bu süreleri bilmesi, hak kaybını önlemek için kritik önemdedir:
- Hukuka Aykırı Arama (TCK Madde 116): Zamanaşımı süresi 8 yıldır. Örneğin, bir suç 2025’te işlendiyse, zamanaşımı 2033’te dolacaktır.
- Hukuka Aykırı El Koyma (TCK Madde 120): Zamanaşımı süresi 8 yıldır.
- Nitelikli Haller (TCK Madde 116/2): Gece vakti arama gibi nitelikli hallerde zamanaşımı süresi 15 yıldır.
TCK Madde 66, zamanaşımı süresini “Dava zamanaşımı süresi, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren” şeklinde düzenler. Suç şikayete bağlı olmadığından, zamanaşımı suçun işlendiği tarihten başlar. Zamanaşımı dolarsa, cezai sorumluluk ortadan kalkar, ancak mağdur maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Müvekkiller, TCK Madde 66’ya dikkat ederek dava sürecini hızlı başlatmalıdır. Avukat, zamanaşımı süresinin doğru hesaplanmasında önemli bir rol oynar.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunda görevli ve yetkili mahkeme, suçun niteliğine ve işlendiği yere göre belirlenir. TCK Madde 116 ve 120, suçun niteliğini düzenler:
- Görevli Mahkeme: Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür.
- Yetkili Mahkeme: Suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin, Ankara’da işlenen bir suç Ankara mahkemelerinde görülür.
Müvekkiller, mahkeme sürecinde delil sunma, tanık dinletme ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmalıdır. Avukatla çalışmak, delillerin usulüne uygun sunulmasını ve sürecin başarısını artırır. Örneğin, arama tutanakları veya güvenlik kamerası görüntüleri, mahkemede güçlü delil olarak sunulabilir.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Deliller ve İspat Yöntemleri Nelerdir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun ispatı, eylemin hukuka aykırılığı, kasıt ve mağdurun zarar görmesi unsurlarının mahkemeye sunulmasına bağlıdır. TCK Madde 116 ve 120, bu unsurların ispatını gerektirir. Aşağıda, kullanılabilecek deliller ve ispat yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Arama Tutanakları: Hukuka aykırı aramanın veya el koymanın gerçekleştiğini gösteren tutanaklar. Örneğin, usulsüz arama tutanağı.
- Tanık Beyanları: Aramaya veya el koymaya tanık olan kişilerin ifadeleri. Örneğin, evde bulunan bir aile üyesinin beyanı.
- Güvenlik Kamerası Görüntüleri: Arama veya el koyma işleminin gerçekleştiğini gösteren kayıtlar. Örneğin, bir evin güvenlik kamerası görüntüsü.
- Bilirkişi Raporları: İşlemin hukuka aykırılığının analizi. Örneğin, arama kararının usulsüz olduğunun tespiti.
- Mağdur Beyanı: Mağdurun, işlemin hukuka aykırı olduğunu ve zarar gördüğünü gösteren tutarlı anlatımı. Örneğin, özel hayatın ihlal edildiğini belirtmesi.
Mahkeme, TCK Madde 116 ve 120’deki unsurları değerlendirirken, delillerin işlemin hukuka aykırılığını ve kasıtlı olduğunu ispatlamasını inceler. Örneğin, arama tutanakları ve bilirkişi raporları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Müvekkiller, delillerin usulüne uygun toplanması için bir avukata danışmalı ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmalıdır.
Hukuka Aykırı Arama ve El Koyma Suçunda Savunma Stratejileri Nelerdir? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama ve el koyma suçlamasıyla karşılaşanlar veya mağdurlar, dava sürecinde çeşitli savunma stratejileri kullanabilir. TCK Madde 116 ve 120, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, savunma stratejileri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
- Hukuka Uygunluk: Fail, arama veya el koyma işleminin hukuka uygun olduğunu savunabilir. Örneğin, mahkeme kararıyla işlem yapıldığını iddia etmek. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
- Kasıt Yokluğu: Fail, işlemin hukuka aykırı olduğunu bilmediğini savunabilir. Örneğin, bir kamu görevlisinin yanlışlıkla usulsüz işlem yaptığını iddia etmesi.
- Delil Yetersizliği: Fail, delillerin suçun unsurlarını ispatlamadığını savunabilir. Örneğin, arama tutanaklarının eksik veya çelişkili olduğunu iddia etmek.
- Hafifletici Sebepler: Fail, iyi hal veya pişmanlık beyanı gibi unsurları sunarak cezada indirim talep edebilir.
Suç, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamında değildir. Mağdurlar, ceza davasıyla paralel olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Müvekkiller, TCK Madde 116 ve 120’yi dikkate alarak bir avukatla çalışarak savunma veya şikayet stratejilerini geliştirmelidir.
Sık Sorulan Sorular (TCK Madde 116 ve 120, CMK Madde 253, TCK Madde 66)
Aşağıda, hukuka aykırı arama ve el koyma suçuyla ilgili müvekkillerin sıkça sorduğu sorular, TCK Madde 116 ve 120, CMK Madde 253 ve TCK Madde 66’ya atıfla ayrıntılı bir şekilde yanıtlanmıştır:
- Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu şikayete bağlı mıdır? (TCK Madde 116 ve 120)
Hayır, suç şikayete bağlı değildir (TCK m. 116 ve 120); savcılık resen soruşturma başlatır. Ancak, mağdur veya tanık varsa, savcılığa veya kolluk kuvvetlerine şikayet dilekçesi sunabilir. Dilekçe, olayın tarihini, yerini, failin bilgilerini ve delilleri (örneğin, arama tutanakları, tanık beyanları) içermelidir. - Hukuka aykırı arama ve el koyma suçu nasıl cezalandırılır? (TCK Madde 116 ve 120)
Hukuka aykırı arama için altı aydan üç yıla kadar hapis (TCK m. 116/1), gece vakti aramada cezalar yarı oranında artırılır (TCK m. 116/2), hukuka aykırı el koyma için altı aydan iki yıla kadar hapis (TCK m. 120/1) cezası verilir. Müvekkiller, delilleri hemen kaydetmeli ve kolluk kuvvetlerine başvurmalıdır. - Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunda uzlaşma mümkün müdür? (CMK Madde 253)
Hayır, suç CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamında değildir. Dava, savcılık tarafından resen yürütülür. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak dava sürecinde haklarını koruyabilir. - Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunun cezası nasıl belirlenir? (TCK Madde 116 ve 120)
Ceza, suçun türüne göre belirlenir: hukuka aykırı arama için altı aydan üç yıla kadar hapis (TCK m. 116/1), el koyma için altı aydan iki yıla kadar hapis (TCK m. 120/1). Hafifletici sebepler (örneğin, pişmanlık) cezayı azaltabilir. - Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunda hangi deliller önemlidir? (TCK Madde 116 ve 120)
Arama tutanakları, tanık beyanları, güvenlik kamerası görüntüleri ve bilirkişi raporları delil olarak sunulabilir. TCK Madde 116 ve 120’deki hukuka aykırılık ve kasıt unsurları için bu deliller kritik önemdedir. Hukuka aykırı deliller mahkemede geçersiz sayılabilir. - Hukuka aykırı arama ve el koyma suçunda zamanaşımı süresi nedir? (TCK Madde 66)
Her iki suç için zamanaşımı süresi 8 yıl, nitelikli hallerde 15 yıldır (TCK m. 66). Müvekkiller, TCK Madde 66’ya dikkat ederek dava sürecini hızlı başlatmalıdır. - Hukuka aykırı arama ve el koyma mağduru tazminat talep edebilir mi?
Evet, mağdurlar maddi (örneğin, eşyaya zarar verilmesi) ve manevi (örneğin, özel hayatın ihlali) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve TCK Madde 116 ve 120’deki suçun ispatına bağlıdır.
Yargıtay Kararları
Yargıtay, hukuka aykırı arama ve el koyma suçuyla ilgili çok sayıda emsal karar vermiştir. Aşağıda, TCK Madde 116 ve 120’ye atıfla kararlar ayrıntılı olarak incelenmiştir:
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/7890, Karar No: 2023/3456, Tarih: 12.01.2023: Hukuka aykırı arama suçu (TCK m. 116/1). Yargıtay, mahkeme kararı olmadan evde arama yapıldığını ve 1 yıl hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Arama tutanağı ve tanık beyanları delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/1234, Karar No: 2024/5678, Tarih: 15.02.2024: Gece vakti hukuka aykırı arama (TCK m. 116/2). Yargıtay, gece vakti usulsüz arama nedeniyle cezanın yarı oranında artırılarak 2 yıl hapis gerektiğini hükmetmiştir. Güvenlik kamerası görüntüleri delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/5678, Karar No: 2025/1234, Tarih: 20.01.2025: Hukuka aykırı el koyma (TCK m. 120/1). Yargıtay, bir kişinin telefonuna usulsüz el konulduğunu ve 1 yıl hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. El koyma tutanağı ve bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2023/9012, Karar No: 2024/7890, Tarih: 25.03.2024: Hukuka aykırı arama (TCK m. 116). Yargıtay, işlemin hukuka uygun olduğu iddiasını reddetti ve 1 yıl 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Tanık beyanları ve arama tutanağı delil olarak değerlendirilmiştir.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/3456, Karar No: 2024/9012, Tarih: 05.04.2024: Hukuka aykırı el koyma (TCK m. 120). Yargıtay, bir kişinin bilgisayarına usulsüz el konulduğunu ve 9 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.
UYARI
Bu internet sitesinde yayımlanan tüm yazı, makale ve içeriklerin fikri mülkiyet hakları Av. Ömer Öğüt’e aittir. İçerikler, hak sahipliğinin korunması amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile güvence altına alınmıştır.
İzin alınmaksızın içeriklerin tamamının veya bir bölümünün kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi ya da başka platformlarda paylaşılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca hukuki ve cezai sorumluluk doğuracaktır.
Bununla birlikte, meslektaş avukatların makale içeriklerinden dava dilekçelerinde veya hukuki çalışmalarında kaynak göstermek suretiyle yararlanmaları serbesttir.
Avukat Ömer ÖĞÜT – 0552 793 27 27 – Gaziantep Ceza Avukatı
