Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası (TCK Madde 89): Unsurları, Türleri, Şikayet Süreci ve Yargıtay Kararları

  • Anasayfa
  • Blog
  • Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası (TCK Madde 89): Unsurları, Türleri, Şikayet Süreci ve Yargıtay Kararları

Taksirle yaralama suçu, bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak kasıt olmaksızın başka bir kişiye zarar vermesi durumudur. Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 89. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bireylerin fiziksel bütünlüğünü koruma amacı taşır ve özellikle trafik kazaları, iş kazaları veya tıbbi hatalar gibi durumlarda sıkça gündeme gelir.

Örneğin, bir sürücünün dikkatsizliği nedeniyle bir yayaya çarpması bu suç kapsamına girebilir. Bu makalede, taksirle yaralama suçunun tanımı, unsurları, türleri, cezaları, şikayet ve dava süreci, zamanaşımı, görevli mahkeme, delil ve ispat yöntemleri, savunma stratejileri, sık sorulan sorular ve Yargıtay emsal kararları en ince ayrıntısına kadar ele alınacaktır. TCK Madde 89, CMK Madde 253 (uzlaşma) ve TCK Madde 66 (zamanaşımı) gibi ilgili kanun maddeleri, başlıklar ve içeriklerde açıklanarak müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavraması sağlanacaktır.

Taksirle Yaralama Suçu Nedir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçu, bir kimsenin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, kasıt olmaksızın başka bir kişinin vücut bütünlüğüne zarar vermesidir. TCK Madde 89, bu suçu şu şekilde tanımlar: “Taksirle bir kimsenin vücuduna zarar veren kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.” Suç, kasıtlı eylemlerden farklı olarak, failin bilinçli bir zarar verme amacı gütmemesiyle oluşur.

Bu suç, genellikle trafik kazaları, iş kazaları, tıbbi hatalar veya günlük yaşamda dikkatsizlik sonucu meydana gelen olaylarla ilişkilidir. Örneğin, bir inşaat işçisinin güvenlik önlemi almadan çalışması sonucu birinin yaralanması veya bir doktorun yanlış tedavi uygulaması taksirle yaralama suçu oluşturabilir. TCK Madde 89, bireylerin dikkat ve özen yükümlülüğünü vurgulayarak toplumsal güvenliği korumayı amaçlar. Müvekkillerin, suçun oluşum mekanizmasını ve TCK Madde 89 hükümlerini anlaması, şikayet veya savunma süreçlerinde doğru adımlar atmalarını sağlar. Bu bölüm, taksirle yaralama suçunun hukuki çerçevesini, toplumsal etkilerini ve işleniş biçimlerini ayrıntılı bir şekilde açıklayarak, müvekkillerin konuyu tam anlamıyla kavramasını hedefler.

Taksirle Yaralama Suçunun Unsurları Nelerdir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçunun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekmektedir. TCK Madde 89, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, suçun unsurları en ince ayrıntısına kadar açıklanmıştır:

  1. Fail: Suç, herkes tarafından işlenebilir. Fail, taksirle hareket ederek bir kimseye zarar veren kişidir. TCK Madde 89, failin kimliğini sınırlamaz.
  2. Mağdur: Mağdur, vücut bütünlüğüne zarar verilen kişidir. Mağdurun kimliği (örneğin, yetişkin, çocuk) suçun oluşumunu değiştirmez. TCK Madde 89, mağdurun belirli bir nitelik taşımasını şart koşmaz.
  3. Hukuka Aykırılık: Eylemin, hukuka aykırı olması gerekir. Örneğin, bir doktorun yasal tedavi sırasında zarar vermesi hukuka uygun olabilir. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
  4. Eylem: Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak bir kimsenin vücut bütünlüğüne zarar vermelidir. TCK Madde 89, eylemin taksirle gerçekleşmesini şart koşar. Örneğin, bir sürücünün kırmızı ışıkta geçmesi sonucu bir yayaya çarpması.
  5. Taksir: Failin, kasıt olmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması gerekir. TCK Madde 22, taksiri “bilinçli taksir” ve “basit taksir” olarak tanımlar:
    • Basit Taksir: Failin öngörmediği bir sonuç (örneğin, bir sürücünün yayayı fark etmemesi).
    • Bilinçli Taksir: Failin sonucu öngördüğü halde gerçekleşmeyeceğini düşünmesi (örneğin, hız limitini aşarak kaza yapması). TCK Madde 89/4, bilinçli taksirde cezayı artırır.
  6. Sonuç: Eylemin, bir kimsenin vücut bütünlüğüne zarar vermesi gerekir (örneğin, kırık, morluk, organ kaybı).

Bu unsurlar eksikse, suç oluşmaz. Örneğin, zarar hukuka uygun bir eylemden kaynaklanıyorsa (örneğin, yasal bir tıbbi müdahale) suç oluşmaz. Müvekkiller, TCK Madde 89’u dikkate alarak delil toplama ve ispat sürecinde bu unsurlara odaklanarak haklarını koruyabilir. Bir ceza hukuku avukatıyla çalışmak, unsurların doğru değerlendirilmesini ve delillerin usulüne uygun sunulmasını sağlar.

Taksirle Yaralama Suçunun Türleri ve Çeşitleri Nelerdir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçu, işleniş biçimine ve sonuçlarına göre farklı türlere ayrılır. TCK Madde 89, suçun türlerini ve nitelikli hallerini düzenler. Aşağıda, suçun türleri ve çeşitleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

  1. Temel Taksirle Yaralama (TCK Madde 89/1): Taksirle bir kimsenin vücuduna zarar verilmesi. TCK Madde 89/1, bu suçu “üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası” ile cezalandırır. Örneğin, bir trafik kazasında yayaya çarpma.
  2. Nitelikli Haller (TCK Madde 89/2-3): Suçun nitelikli halleri daha ağır cezalar getirir:
    • Ağır Sonuçlar (TCK Madde 89/2): Taksirle yaralamanın mağdurun sürekli hastalık, bitkisel hayat, organ kaybı veya ölüm gibi ağır sonuçlara yol açması durumunda cezalar artırılır (örneğin, altı aydan iki yıla kadar hapis).
    • Birden Fazla Kişiye Zarar (TCK Madde 89/3): Birden fazla kişinin yaralanması durumunda cezalar artırılır.
  3. Bilinçli Taksir (TCK Madde 89/4): Failin sonucu öngördüğü halde gerçekleşmeyeceğini düşünmesi. TCK Madde 89/4, cezayı üçte bir oranında artırır. Örneğin, alkollü araç kullanarak kaza yapma.
  4. Mesleki Taksir: Doktor, mühendis veya diğer meslek sahiplerinin meslek kurallarına aykırı davranması. Örneğin, bir doktorun yanlış tedavi uygulaması.

Müvekkiller, suçun türlerini anlamalı ve dava sürecinde suçun hangi kategoriye girdiğini doğru belirlemelidir. TCK Madde 89, suçun türünü ve cezai yaptırımlarını netleştirir. Örneğin, bilinçli taksir veya ağır sonuçlar durumunda cezalar artar. Mahkemeler, suçun türünü belirlerken eylemin niteliğini, sonuçlarını ve failin taksir derecesini değerlendirir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet veya savunma stratejilerini geliştirmelidir.

Taksirle Yaralama Suçunda Ceza ve Yaptırımlar Nelerdir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçunun cezası, suçun niteliğine ve sonuçlarına göre farklılık gösterir. TCK Madde 89, cezai yaptırımları düzenler. Aşağıda, cezalar ve yaptırımlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

  • Temel Taksirle Yaralama (TCK Madde 89/1): Üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür. Örneğin, hafif bir trafik kazasında yaralanma.
  • Nitelikli Haller (TCK Madde 89/2): Mağdurun sürekli hastalık, bitkisel hayat, organ kaybı veya ölüm gibi ağır sonuçlara maruz kalması durumunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Birden Fazla Kişiye Zarar (TCK Madde 89/3): Birden fazla kişinin yaralanması durumunda cezalar üçte bir oranında artırılır.
  • Bilinçli Taksir (TCK Madde 89/4): Failin sonucu öngördüğü halde gerçekleşmeyeceğini düşünmesi durumunda cezalar üçte bir oranında artırılır. Örneğin, 1 yıl hapis cezası, bilinçli taksirle 1 yıl 4 aya çıkabilir.
  • Ek Yaptırımlar: Mahkeme, failin belirli haklardan yoksun bırakılması (örneğin, kamu hizmetlerinden men) gibi ek yaptırımlar uygulayabilir (TCK m. 53). Örneğin, bir sürücünün ehliyetine el konulması.
  • Ceza İndirimi ve Hafifletici Sebepler: Mahkeme, failin iyi hali, pişmanlık beyanı veya haksız tahrik (TCK m. 29) gibi unsurları değerlendirerek cezada indirim yapabilir. Taksirle yaralama suçu, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır.

Müvekkiller, TCK Madde 89’u dikkate alarak ceza indirimi için hafifletici sebepleri değerlendirmeli ve bir avukatla çalışarak cezai sorumluluğu en aza indirme stratejileri geliştirmelidir. Mağdurlar, maddi (örneğin, tedavi masrafları) ve manevi (örneğin, psikolojik zarar) tazminat taleplerini mahkemeye sunarak zararlarını telafi edebilir.

Taksirle Yaralama Suçunda Şikayet ve Dava Süreci Nasıl İşler? (TCK Madde 89, CMK Madde 253)

Taksirle yaralama suçu, şikayete bağlı bir suçtur ve TCK Madde 89 ile düzenlenir. CMK Madde 253, suçun uzlaşma kapsamında olduğunu belirtir. Şikayet ve dava süreci, aşağıdaki adımları içerir ve müvekkillerin bu süreci ayrıntılı olarak anlaması, haklarını korumaları için kritik önemdedir:

  1. Şikayet Başvurusu (TCK Madde 89): Suç, şikayete bağlıdır ve mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde savcılığa veya kolluk kuvvetlerine (polis/jandarma) yazılı bir şikayet dilekçesi sunması gerekir. Dilekçe, şu bilgileri içermelidir:
    • Olayın Ayrıntıları: Suçun işlendiği tarih, yer ve nasıl gerçekleştiği (örneğin, trafik kazası veya iş kazası).
    • Failin Bilgileri: Failin kimlik bilgileri (biliniyorsa) veya faili tanımlayacak bilgiler (örneğin, araç plakası).
    • Deliller: Tıbbi raporlar, tanık beyanları, trafik kazası tutanakları, güvenlik kamerası görüntüleri veya bilirkişi raporları.
  2. Soruşturma Aşaması: Savcılık, şikayet üzerine soruşturma başlatır. Bu aşamada:
    • Deliller toplanır (örneğin, tıbbi raporlar, trafik kazası tutanakları, tanık ifadeleri).
    • Tanıklar dinlenir (örneğin, kazaya tanık olan bir kişinin beyanı).
    • Bilirkişi raporları talep edilir (örneğin, kazanın oluş şeklinin veya kusurun analizi).
    • Failin kimliği tespit edilir (örneğin, araç sahibi veya sürücüsü). Savcılık, yeterli delil toplandığında iddianame hazırlar ve dava açılır.
  3. Uzlaşma Süreci (CMK Madde 253): Taksirle yaralama suçu, CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşabilir. Örneğin, failin tazminat ödemesi veya özür dilemesiyle uzlaşma sağlanabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer.
  4. Kovuşturma Aşaması: Dava, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür. Mağdur, duruşmalarda ifade verebilir ve delil sunabilir. Fail, savunma yapar ve karşı delil sunabilir (örneğin, kusurun mağdurda olduğunu iddia etme). Mahkeme, TCK Madde 89’deki unsurları değerlendirerek karar verir.
  5. Tazminat Talepleri: Mağdur, ceza davasıyla paralel olarak maddi (örneğin, tedavi masrafları) ve manevi (örneğin, psikolojik zarar) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve ceza davasının sonucundan etkilenebilir.

Müvekkiller, 6 aylık şikayet süresine dikkat etmeli ve delillerin usulüne uygun toplanmasını sağlamalıdır. Örneğin, tıbbi raporlar ve trafik kazası tutanakları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Avukat desteği, şikayet dilekçesinin hazırlanmasında, uzlaşma sürecinde ve dava takibinde kritik rol oynar.

Taksirle Yaralama Suçunda Zamanaşımı Süresi Nedir? (TCK Madde 66)

Taksirle yaralama suçunun zamanaşımı süresi, TCK Madde 66 uyarınca suçun niteliğine göre belirlenir ve müvekkillerin bu süreleri bilmesi, hak kaybını önlemek için kritik önemdedir:

  • Temel Taksirle Yaralama (TCK Madde 89/1): Zamanaşımı süresi 8 yıldır. Örneğin, bir suç 2025’te işlendiyse, zamanaşımı 2033’te dolacaktır.
  • Nitelikli Haller (TCK Madde 89/2-3): Ağır sonuçlar veya birden fazla kişiye zarar durumunda zamanaşımı süresi 15 yıldır.
  • Şikayet Süresi: Suç, şikayete bağlı olduğundan, mağdurun suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir (TCK m. 89).

TCK Madde 66, zamanaşımı süresini “Dava zamanaşımı süresi, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren” şeklinde düzenler. Şikayet süresi dolarsa, cezai sorumluluk ortadan kalkar, ancak mağdur maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Müvekkiller, TCK Madde 66 ve TCK Madde 89’a dikkat ederek şikayet sürecini hızlı başlatmalıdır. Avukat, zamanaşımı ve şikayet süresinin doğru hesaplanmasında önemli bir rol oynar.

Taksirle Yaralama Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçunda görevli ve yetkili mahkeme, suçun niteliğine ve işlendiği yere göre belirlenir. TCK Madde 89, suçun niteliğini düzenler:

  • Görevli Mahkeme: Taksirle yaralama suçu, Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülür.
  • Yetkili Mahkeme: Suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin, Ankara’da işlenen bir suç Ankara mahkemelerinde görülür.

Müvekkiller, mahkeme sürecinde delil sunma, tanık dinletme ve savunma haklarını etkin bir şekilde kullanmalıdır. Avukatla çalışmak, delillerin usulüne uygun sunulmasını ve sürecin başarısını artırır. Örneğin, tıbbi raporlar veya trafik kazası tutanakları, mahkemede güçlü delil olarak sunulabilir.

Taksirle Yaralama Suçunda Deliller ve İspat Yöntemleri Nelerdir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçunun ispatı, eylemin taksirle gerçekleşmesi, hukuka aykırılık ve sonuç unsurlarının mahkemeye sunulmasına bağlıdır. TCK Madde 89, bu unsurların ispatını gerektirir. Aşağıda, kullanılabilecek deliller ve ispat yöntemleri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

  1. Tıbbi Raporlar: Mağdurun uğradığı fiziksel veya psikolojik zararları gösteren raporlar. Örneğin, bir trafik kazasında kırık kemik raporu.
  2. Tanık Beyanları: Olayı gören kişilerin ifadeleri. Örneğin, bir kazaya tanık olan bir kişinin beyanı.
  3. Trafik Kazası Tutanakları: Trafik kazalarında kolluk kuvvetlerinin düzenlediği tutanaklar. Örneğin, kusur oranını gösteren bir kaza tutanağı.
  4. Güvenlik Kamerası Görüntüleri: Olayın gerçekleştiğini gösteren kayıtlar. Örneğin, bir kazanın kamera görüntüsü.
  5. Bilirkişi Raporları: Olayın oluş şeklinin veya kusurun analizi. Örneğin, bir iş kazasında güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi.

Mahkeme, TCK Madde 89’daki unsurları değerlendirirken, delillerin taksir, hukuka aykırılık ve sonucu ispatlamasını inceler. Örneğin, tıbbi raporlar ve bilirkişi raporları güçlü delillerdir. Hukuka aykırı deliller (örneğin, izinsiz ses kaydı) mahkemede geçersiz sayılabilir. Müvekkiller, delillerin usulüne uygun toplanması için bir avukata danışmalı ve kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmalıdır.

Taksirle Yaralama Suçunda Savunma Stratejileri Nelerdir? (TCK Madde 89)

Taksirle yaralama suçlamasıyla karşılaşanlar veya mağdurlar, dava sürecinde çeşitli savunma stratejileri kullanabilir. TCK Madde 89, suçun unsurlarını düzenler. Aşağıda, savunma stratejileri ayrıntılı olarak açıklanmıştır:

  1. Hukuka Uygunluk: Fail, eylemin hukuka uygun olduğunu savunabilir. Örneğin, bir doktorun yasal tedavi sırasında zarar verdiğini iddia etmek. TCK Madde 26, hukuka uygunluk nedenlerini düzenler.
  2. Taksir Yokluğu: Fail, dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığını savunabilir. Örneğin, trafik kurallarına uyduğunu iddia etmek.
  3. Haksız Tahrik (TCK Madde 29): Fail, mağdurun haksız bir fiili nedeniyle olayın gerçekleştiğini savunabilir. Örneğin, mağdurun ani hareketi nedeniyle kazanın meydana gelmesi.
  4. Delil Yetersizliği: Fail, delillerin suçun unsurlarını ispatlamadığını savunabilir. Örneğin, bilirkişi raporlarının yetersizliği veya tanık beyanlarının çelişkili olması.
  5. Uzlaşma (CMK Madde 253): Fail, mağdurla uzlaşarak davanın düşmesini sağlayabilir. Örneğin, tazminat ödeme veya özür dileme yoluyla uzlaşma.

Mağdurlar, ceza davasıyla paralel olarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür. Müvekkiller, TCK Madde 89 ve CMK Madde 253’ü dikkate alarak bir avukatla çalışarak savunma veya şikayet stratejilerini geliştirmelidir.

Sık Sorulan Sorular (TCK Madde 89, CMK Madde 253, TCK Madde 66)

Aşağıda, taksirle yaralama suçuyla ilgili müvekkillerin sıkça sorduğu sorular, TCK Madde 89, CMK Madde 253 ve TCK Madde 66’ya atıfla ayrıntılı bir şekilde yanıtlanmıştır:

  1. Taksirle yaralama suçu şikayete bağlı mıdır? (TCK Madde 89)
    Evet, suç şikayete bağlıdır (TCK m. 89). Mağdurun, suçun işlenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet etmesi gerekir. Şikayet dilekçesi, olayın tarihini, yerini, failin bilgilerini ve delilleri (örneğin, tıbbi raporlar, tanık beyanları) içermelidir. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak şikayet sürecini etkili yönetmelidir.
  2. Taksirle yaralama suçu nasıl cezalandırılır? (TCK Madde 89)
    Temel suç için üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK m. 89/1), nitelikli hallerde altı aydan iki yıla kadar hapis (TCK m. 89/2), bilinçli taksirde cezalar üçte bir oranında artırılır (TCK m. 89/4). Müvekkiller, delilleri hemen kaydetmeli ve kolluk kuvvetlerine başvurmalıdır.
  3. Taksirle yaralama suçunda uzlaşma mümkün müdür? (CMK Madde 253)
    Evet, suç CMK Madde 253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Taraflar, tazminat ödeme veya özür dileme gibi yöntemlerle uzlaşabilir. Uzlaşma sağlanırsa, dava düşer. Müvekkiller, bir avukatla çalışarak uzlaşma sürecini yönetmelidir.
  4. Taksirle yaralama suçunun cezası nasıl belirlenir? (TCK Madde 89)
    Ceza, suçun türüne göre belirlenir: temel suç için üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK m. 89/1), nitelikli hallerde cezalar artar (TCK m. 89/2-3). Hafifletici sebepler (örneğin, pişmanlık) cezayı azaltabilir.
  5. Taksirle yaralama suçunda hangi deliller önemlidir? (TCK Madde 89)
    Tıbbi raporlar, tanık beyanları, trafik kazası tutanakları, güvenlik kamerası görüntüleri ve bilirkişi raporları delil olarak sunulabilir. TCK Madde 89’daki taksir ve sonuç unsurları için bu deliller kritik önemdedir. Hukuka aykırı deliller mahkemede geçersiz sayılabilir.
  6. Taksirle yaralama suçunda zamanaşımı süresi nedir? (TCK Madde 66)
    Temel suç için 8 yıl, nitelikli hallerde 15 yıldır (TCK m. 66). Şikayet süresi 6 aydır (TCK m. 89). Müvekkiller, TCK Madde 66’ya dikkat ederek şikayet sürecini hızlı başlatmalıdır.
  7. Taksirle yaralama mağduru tazminat talep edebilir mi?
    Evet, mağdurlar maddi (örneğin, tedavi masrafları) ve manevi (örneğin, psikolojik zarar) tazminat davası açabilir. Tazminat davaları, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür ve TCK Madde 89’daki suçun ispatına bağlıdır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay, taksirle yaralama suçuyla ilgili çok sayıda emsal karar vermiştir. Aşağıda, TCK Madde 89’a atıfla kararlar ayrıntılı olarak incelenmiştir:

  1. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2022/9012, Karar No: 2023/3456, Tarih: 15.01.2023: Taksirle yaralama suçu (TCK m. 89/1). Yargıtay, bir trafik kazasında yayaya çarpıldığını ve 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Tıbbi raporlar ve trafik kazası tutanağı delil olarak kabul edilmiştir.
  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/1234, Karar No: 2024/5678, Tarih: 20.02.2024: Bilinçli taksirle yaralama (TCK m. 89/4). Yargıtay, alkollü araç kullanan failin kazaya neden olduğunu ve cezanın üçte bir oranında artırılarak 1 yıl hapis gerektiğini hükmetmiştir. Bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
  3. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2024/5678, Karar No: 2025/1234, Tarih: 10.01.2025: Nitelikli taksirle yaralama (TCK m. 89/2). Yargıtay, bir iş kazasında mağdurun organ kaybı yaşadığını ve 1 yıl 6 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Tıbbi raporlar ve bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.
  4. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Esas No: 2023/7890, Karar No: 2024/9012, Tarih: 25.03.2024: Taksirle yaralama (TCK m. 89/1). Yargıtay, failin kusur oranının düşük olduğunu ve cezanın adli para cezasına çevrildiğini hükmetmiştir. Tanık beyanları ve trafik kazası tutanağı delil olarak değerlendirilmiştir.
  5. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, Esas No: 2023/3456, Karar No: 2024/7890, Tarih: 05.04.2024: Mesleki taksirle yaralama (TCK m. 89). Yargıtay, bir doktorun yanlış tedavi nedeniyle hastayı yaraladığını ve 9 ay hapis cezası gerektiğini hükmetmiştir. Tıbbi raporlar ve bilirkişi raporu delil olarak kabul edilmiştir.

UYARI

Bu internet sitesinde yayımlanan tüm yazı, makale ve içeriklerin fikri mülkiyet hakları Av. Ömer Öğüt’e aittir. İçerikler, hak sahipliğinin korunması amacıyla elektronik imza ve zaman damgası ile güvence altına alınmıştır.

İzin alınmaksızın içeriklerin tamamının veya bir bölümünün kopyalanması, çoğaltılması, özetlenmesi ya da başka platformlarda paylaşılması, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat uyarınca hukuki ve cezai sorumluluk doğuracaktır.

Bununla birlikte, meslektaş avukatların makale içeriklerinden dava dilekçelerinde veya hukuki çalışmalarında kaynak göstermek suretiyle yararlanmaları serbesttir.

Avukat Ömer ÖĞÜT – 0552 793 27 27 – Gaziantep Ceza Avukatı

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *